ÇEŞİTLİLİK YÖNETİMİNDEN SORUMLU BAŞKANLAR GELİYOR

Arzu Pınar Demirel Headline Great People Kurucusu
IMPACT2030 Bölgesel Sesi

Uluslararası şirketlerde CEO’ya birebir bağlı Çeşitlilik Yönetimi’nden Sorumlu Başkanlar atanıyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılıkla ilgili özel bölümler kuruluyor. SHRM (Society of Human Resources Management) çeşitliliği örneğin bireysel ve örgütsel özellikleri, değerleri, inançları, deneyimleri, geçmişleri, tercihleri ​​ve davranışları içeren farklılıkların ve benzerliklerin ortak karışımı olarak tanımlıyor. Bu konu uluslararası şirketlerde stratejik olarak ele alınıyor.

Ülkemizde ise Çeşitlilik Yönetimi henüz yeni bir alan. Ancak Türkiye etnik ve kültürel zenginliğiyle, doğuyla batının buluşma noktası oluşuyla çeşitliliğin merkezi olmaya aday bir ülke de olabilir. Üstelik son yıllarda, iş dünyasında cinsiyet dengesiyle ilgili önemli gelişmeler de görüldü. Ancak çeşitlilik yönetimini sadece cinsiyet veya etnik kökenle ilgili olarak da algılamamalı. İletişim stilinden yaşa, fiziksel özelliklerden eğitime her şey, bir kişinin önyargılarla karşılaşmasına, grubun dışında bırakılmasına, dışlanmasına yol açabiliyor. Kendimizi kolaylıkla böyle bir durumda bulabiliriz. Aslında ne kadar tatsız bir durum olduğunu da sanırım çoğumuz biliyordur. Okulda veya yeni başladığımız bir işte, oraya ait olmadığımızı hissettiren deneyimler yaşamışızdır. Bu konu sadece incinen duygularımızla ilgili de değil; işin ekonomik boyutu da bulunuyor. Yeteneklerin kaçırılması, potansiyelini gerçekleştiremeyen, motivasyonunu kaybetmiş çalışanlar, silolaşma, birbirine benzeyen kişilerden oluşan ekiplerin müşterilerini kavrayamaması gibi sonuçlara yol açıyor. McKinsey Çeşitlilik Raporu’na göre yöneticilerinde çeşitliliği sağlayan ekipler %33 daha yüksek performans gösteriyor.

Starbucks’a ırkçılık suçlaması pahalıya patladı

Şirketler zaman zaman çalışanlarının önyargılarından, yöneticilerinin sınırı aşan açıklamalarından veya reklamlarındaki uygunsuz ifadelerden dolayı ciddi krizler de yaşıyor. Örneğin Starbucks’ın Amerika’da, Philadelphia’daki bir şubesinin müdürünün, iki siyah Amerikalı’yı sipariş vermediklerinden dolayı, özel mülke izinsiz girmekten dolayı gözaltına aldırması büyük tepki gördü. Şirket bunun ardından ırkçılığa karşı mücadele eğitimi vermek için, bir gün 8 binden fazla şubesini kapattı. Dört saat boyunca 175 bin çalışana verilen eğitimler için kapatılan şubelerin şirkete maliyeti 12 ile 14 milyon dolar arasında olduğu tahmin ediliyor.

IBM de basında, Microsoft’a açtığı davayla yer aldı. Konu yine çeşitlilikti, ancak bu sefer manşette rakibinin Çeşitlilik Başkanını transfer eden Microsoft yer alıyordu. İş değiştirmek çok doğal bir hak ve bir sonraki iş yerinizi seçmekte de özgürsünüz. Bu rakip bir şirket de olabilir ve yasal bir yükümlülük içermez. Ancak IBM çeşitlilik ve işe alım stratejilerini rakibiyle paylaşılması riskini öne sürerek, Microsoft’u dava etti. Şirket çeşitliliği teknoloji patentleriyle aynı kategoride, ticari sırları arasında gösterdi. Sonuçta konu, Lindsay-Rae McIntyre’nin işe başlama tarihini bir kaç ay ileriye alarak çözüldü.

Çeşitlilik bir progam değil, bir kültürdür

Microsoft Çeşitlilik Başkanı Lindsay-Rae McIntyre çeşitliliğin bir program değil, bir kültür olduğunu söylüyor. Çeşitlilik kuruluşun DNA’sına işlemeli. Yurt dışındaki örneklerden bizim çıkarabileceğimiz ders de bunun dikkatlice yönetilen bir süreç gerektirdiği. Çeşitlilik yönetimi asıl sorumluluğunun yanına verilebilecek ek bir iş değil. Özel günlerde düzenlenen bir kaç etkinlik ya da ”Biz Bir Aileyiz” açıklamalarını da kast etmiyorum.  Konu sadece sayılar, kaç kadın yöneticinizin olduğu, kaç engellinin işe alındığı da değil. Konu insanlara nasıl davrandığınızla ilgili. Bir şirket olarak duruşunuz nasıl? Çalışanlarınız bu duruşu içselleştirdi mi? Şirketinizde;

  • Herkese fark göz etmeden adil ve saygılı davranılıyor mu?
  • Çalışanlar fırsatlara ve kaynaklara eşit olarak ulaşabiliyor mu?
  • Seslerini duyurabiliyor mu?
  • Potansiyellerini gerçekleştirebilecekleri iş ortamı oluşturuldu mu?

Şirketin her bir çalışanının birlikte oluşturduğu kolektif bir ruhu olduğunu farz edersek ve gözümüzde bir insan olarak canlandırırsak, bu kişi nasıl olurdu? Ayrımcı mı, yoksa saygılı ve kapsayıcı mı?

Siz nasıl olmak isterdiniz?

Ülkemizde de bu hassas süreci profesyonelce yönetecek Çeşitlilik Başkanları’nı yakın zamanda görmek dileğiyle…

Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headline.ist

——————————————

ÇEŞİTLİLİK KAZANDIRIR

Headline Great People, çeşitlilik yönetimine odaklanan Türkiye’deki tek danışmanlık ve eğitim şirketidir.

☎️ 0216 368 48 50

📧 akademi@headline.ist

 

 

 

 

Yorum yap