ÇEŞİTLİLİK VE KAPSAYICILIĞIN ŞİRKETLERE 5 FAYDASI

Headline Kurucusu Arzu Pınar Demirel

Kim yeni başladığı bir işte karşısında ”eskileri” bulmayı ister? Ya da farklılıklarından ötürü dışarıda bırakılmayı?  Kurum içindeki ayrımcılık ve ön yargılar,  şirketlere de performans ve yetenek kaybı olarak geri dönüyor. Buna yol açmamak için yeni bir meslek ortaya çıktı: Çeşitlilik yönetimi.

Çeşitli sesler ve bakış açılarıyla donanmış kuruluşlar inovasyon yapmak, sorunları yaratıcı bir şekilde çözmek, farklı gruplardan müşterilerini anlamak ve çalışanlarına doğru yerde olduklarını hissettirmek açısından için daha öndeler. Ancak köken, cinsiyet, yaş, fiziksel durum, düşünme biçimleri vb. farklılıklara sahip insanların bir arada, uyum içinde çalışacağı, eşit fırsatlara sahip olacağı iş ortamını oluşturmak ise hiç kolay değil. Çünkü herkesin farkında olduğu ya da olmadığı ön yargıları bulunuyor. Bu ön yargılar, ekibinize katacağınız kişilerin seçiminden, yetkilendirmeye ve terfilere, çeşitli kararlarınıza etki edebiliyor. Örneğin anneliğin kadınların işe olan konsantrasyonunu azaltacağını mı düşünüyorsunuz? Bu durumda, iş yerinde erkeklerle, kadınlara eşit fırsatları sunacağınızı söyleyemeyiz değil mi? Çünkü kadınların sizi yarı yolda bırakabileceği görüşündesiniz. Bu görüşünüz sizi yönlendireceğinden, ekibinizi ağırlıklı erkeklerden oluşturabilir ya da kadınlara önemli sorumluluklar vermeyebilirsiniz. Bunun için size göre çok haklı nedenleriniz olabilir. Ancak bu ön yargınızla, şirketinizin rakipleri karşısında geride kalmasına yol açabilirsiniz.  McKinsey Araştırması’na göre yöneticileri arasında kadınlara eşit hak ve fırsatları tanıyan şirketler %21 daha yüksek performans gösteriyor.

Özellikle de yabancı şirketlerde bu konunun öneminin farkında ve  yeni bir meslek dalı olan çeşitlilik yönetimi kapsamında gündemlerine aldılar. SHRM (Society of Human Resources Management) çeşitlilik yönetimini, çeşitliliğin artırılması ve tüm çalışanların potansiyelini en üst seviyeye çıkartan katılımın sağlanması için kapsamlı bir organizasyonel ve yönetimsel süreç olarak tanımlıyor. Dünyada bu konuya neden mi çok önem veriliyor? İşte çeşitlilik ve kapsayıcılığın şirketlere olan 5 faydası:

1- ÇEŞİTLİLİK VE KAPSAYICILIK İNOVASYONU GELİŞTİRİYOR

İnovasyon bir konu veya problemle ilgili farklı düşünmekle başlıyor. Birbirinden farklı düşünen insanların bir arada olması, konuya farklı açılardan yaklaşmalarını ve fikir zenginliğini de beraberinde getiriyor. Birbirine benzeyen kişilerden oluşan ekipler yerine; farklı yaşlardan, cinsiyetlerden, geçmişlerden vb. insanlar bir arada, daha iyi inovasyona yol açıyorlar. Ancak inovasyon için sadece çeşitliliği sağlamak yetmiyor. Seslerini duyurabilecekleri kanalları açmak ve  fikirlerini korkmadan ve çekinmeden paylaşmaları için cesaretlendirmek de önemli. Dışlanacağını, dalga geçileceğini düşünen birisi kendisini açık açık ifade edemez ve sahte bir uyum gösterir. Böylece inovasyon da, yenilikçilik ve yaratıcılık da gelişemez. İnovasyonun yolu çeşitliliği sağlamak ve kapsayıcı bir kültürü geliştirmekle kesişiyor.

2- MÜŞTERİLERİ DAHA İYİ ANLAMAYI SAĞLIYOR

İş gücünde çeşitliliği sağlamak köken, kültür, inanç  ve diğer farklılıkları ile binbir çeşit profildeki müşterileri anlamayı ve onlara kaliteli hizmet sunabilmeyi de mümkün kılıyor. Herhangi bir grubu dışarıda bırakmamak, hassas olabilecekleri konuların farkına varmayı da kolaylaştırıyor. Şirketler zaman zaman bir reklamda yer alan uygunsuz bir ifadeden, bir yöneticinin ırkçı bir söyleminden, kadınları aşağılayan bir tutumdan dolayı ciddi krizlerle karşı karşıya kalıyorlar. Kendimizin dahil olduğu grupların dışında olanların da değerlerini ve bakış açılarını anlamak; kamuoyunun tepkisini çekecek, boykotlarla karşılaşacak olası krizlerin risklerini de azaltıyor. 

3- ÇALIŞAN BAĞLILIĞINI ARTIRIYOR

Dışarıda bırakılmanın ne kadar kötü bir his olduğunu bilmeyenimiz var mı? Kim olursak olalım, her birimizin başına, bu  durum her an gelebilir. Bazen bir yurt dışı seyahatinde, ülkemizi sevmeyenlerle karşılaşabiliriz. Global bir projeye dahil edilmeyebiliriz. Cinsiyetimizden ötürü, iş konuşulacak bir etkinliğe çağrılmayabiliriz. Yeni başladığımız bir iş yerinde, ”eskileri” karşımızda bulabiliriz.  Günümüzde çoğu kişi farklı görünmemek için, kimliğini iş yerinin dışında bırakıyor ve kendisini gizliyor. Bu çalışanlar için çok zorlayıcı bir durum olduğu gibi, iş yerleri için de çözülmesi gereken bir sorun. Çünkü kabul görmeyeceğini bilen kişi, o iş yerine bir bağlılık duymaz ve işini de ilk fırsatta da değiştirir. Çalışan sirkülasyonu ve motivasyon eksikliği iş yerlerine verimsizlik olarak geri döner. Farklılıklara saygı göstermek ve herkese eşit fırsatları sunmak, çalışanlarla bağ kurmak için doğru bir  başlangıçtır.

4- İŞVEREN MARKASINI GÜÇLENDİRİYOR

Glassdoor’un araştırmasına göre iş arayanların yüzde 67’si iş teklifini değerlendirirken, şirketin çeşitlilik gösteren bir işgücü olmasının önemli bir faktör olduğunu belirtiyor. Çeşitliliği hedefleyen kuruluşlar, daha geniş yetenek havuzuna erişebiliyor, farklı gruplardan adaylarla iletişime geçebiliyorlar. Şirket içinde de kadınlar, gençler, engelliler gibi gruplar için çalışma şartlarını geliştiriyorlar. İyi uygulamaların duyulması, daha beğenilen bir şirket olmalarını da sağlıyor. Artık çalışanlar sadece ücret, yan haklar gibi konuları değerlendirmekle kalmıyor; şirketleri kültürü, sosyal sorumluluk bilinci, kadınlara olan tutumu, adil bir çalışma ortamının olup olmadığına göre de değerlendiriyorlar. Kimseyi dışarıda bırakmayan, çeşitlilik ve kapsayıcılığı sağlayan şirketler güçlü işveren markalarıyla, yeni yetenekleri kazanmakta ve çalışanları elde tutmakta da daha önde oluyor. Çalışanlar da kapsayıcı ortamlarda, kendilerini psikolojik olarak daha çok güvende hissediyor,  kendilerini işe verebiliyor ve potansiyellerini gerçekleştirebiliyorlar.

5- PERFORMANSI YÜKSELTİYOR

Tüm bu faktörler birleştiğinde, çeşitlilik ve kapsayıcılık şirketlere yüksek performans olarak geri dönüyor. Bu konuyla ilgili yapılan çeşitli araştırmalar var. Yine McKinsey’den örnek verirsek, yöneticileri arasında çeşitliliği sağlayan (etnik köken, cinsiyet, ve diğerleri dahil olarak) şirketlerin  performansı %33 daha yüksek. 

Aradığınız yetenekler, bakmayı hiç düşünmediğiniz bir yerde, sizinle benzer bir geçmişe sahip olmayan ya da ortak yönlerinizin pek de olmadığı bir gruptan olabilir. Tek yapmanız gereken ön yargılarınızla vedalaşmak ve çeşitliliğe kapınızı açmak. Kazanan siz olacaksınız.

Arzu Pınar Demirel

arzudemirel@headline.ist

——————————————

ÇEŞİTLİLİK YÖNETİMİ KAZANDIRIYOR

Headline Türkiye’deki tek çeşitlilik yönetimi danışmanlığıdır. Farklılıkların zenginlik katması için görüşelim.

☎️ 0216 368 48 50

📧 akademi@headline.ist

Yorum yap