YENİ NORMAL?

PPG’de Türkiye İnsan Kaynakları Ülke Müdürlüğü’nün ardından, EMEA’da liderlik gelişimiyle ilgili bölgesel sorumluluk alarak, İtalya’ya yerleşen Nurhayat Ulucan, COVID-19 virüs salgınını çok şiddetli geçiren İtalya’dan yazdı.

YENİ NORMAL?

Uzaklarda bir yerlerde birilerine bir şeyler olduğunda, en fazla üzülüyor insan. O da sahiden insan olanlara mahsus. Ama yine doğamız gereği belki de, o uzağın bize kadar ulaşacağını pek düşünmüyoruz.  Endişe çok sık  ya da genel hissedilen bir duygu olmuyor.  Haliyle bir hazırlık da mevzu bile edilmiyor. Bu mesele de Wuhan’da pazar yerinde kalsaydı, yarasa konulu günlük şakalara malzeme olmanın ötesine geçmeyecekti. Ama gözümüzün içine baka baka sırayla ülke ülke gezer oldu bu dert. Konu da yarasa şakasından çıkıp, komplo teorileri sosuyla da süslenmiş olarak  orta yere acı bir gerçek olarak düştü.

Yarasa şakasının, gidilemeyen akraba  cenazesine  evrilmesi her ülkede farklı zamanlarda olduğu için, şu anda her ülkede yaşanılan ve hissedilenler aynı yerde değil. Çin sanırım “siz giderken biz dönüyorduk” halinde. İtalya tam ortasında, hastalık zirvesini yaptı ve iniyor umudu içinde. İtalya ve İspanya’yı (ya da kendisini dünyanın her tarafına) çok uzak ( ya da çok yukarıda) sanan Fransa, başına gelene Fransız kalmamak için sertleşti. Kuzey İtalya’dan insanların çalışmak için her gün sınırı geçip gittikleri ve akşam İtalya’daki evlerine döndükleri İsviçre, nasıl olur da son ana kadar bu trafiğe izin vermiş olduğunun şaşkınlığı içinde, sakin kalmaya devam etmeye çalışıyor. İngiltere kızgın. İngiltere çalışıyor ve insanlar korkuyor. Amerika’nın artık bu işin tam merkezi haline gelmesiyle birlikte , COVID-19’a inatla Çinli virüs diyen ve maske giymeyeceğini açıklayarak pek çok kişiyi çok memnun eden Trump, her zaman olduğundan daha fazla kontrolsüz görünüyor. “Amerika’yı tekrar büyük yapmak” iddiası, görünmeyen Çinli düşmanın ördüğü duvara çarpmış olan başkan,  her gün ayrı bir söylemle umut ile felaket arasında savruluyor.

2 aydır İtalya’da evden çalışırken ve işim gereği her Avrupa ülkesinden insan ve Amerikalılarla her gün konuştuğum için, seslerdeki empatik “İtalya’da bugün nasılsınız? “ sorusunun, “biz burada çok endişeliyiz” konuşmalarına evrilmesini izledim. Tipik bir kriz anında yaşanılan duygu akışı içindeyiz insanlık olarak. İnkar, kızgınlık, üzüntü, kabulleniş … Bunun bir sonraki aşaması, sonrasını düşünmek oluyor tabii. O sonraya da isim takıldı: Yeni Normal.

Bu ”Yeni Normal” sözü kendi içinde bize yeni bir dönemin eşiğinde olduğumuzu fısıldıyor. Bu iş 4 ay yada 2 yılda bittiğinde, süreye bağlı olarak gelecek “yeni normal” birbirinden farklı olacaktır. Ama görünen şu ki 4 ay içinde de olsa, 2 yıl da sürse, bittiğinde aynı dünyaya uyanmış olmayacağız.

Henüz ilk  2 ayının içinde, daha bitmesinin vakti belli değilken bile görünenler:

  1. Yaz aylarında geri çekilmesi mümkünse bile, kışın gelişiyle birlikte tekrarı ya da değişik versiyonları dünyayı dolaşmaya devam edecek görünüyor. Mucize bir ilaç ya da Yaradan hikmeti ile yok olması söz konusu değilse, bu bir “arkası yarın” piyesi.
  2. Uluslararası kurumlar ve işbirlikleri ortak akıl ve çare önermekte sınıfta kaldı. Başkasının derdi için ahkam kesmekte iyi olanlar, dert kendilerine de gelince araba farı görmüş tavşan gibi yaklaşmakta olana baka kaldılar, ya da öyle kalmayı tercih ettiler.
  3. Ulus devlet, sosyal devlet, sınır güvenliği konularının altı çiziliyor. İş şehirlerin, köylerin, mahallelerin güvenliğine kadar gidiyor.
  4. Sağlık sektörünün ne kadar önemli ve ulusal güvenlikle ilintili olduğu, bir biyolojik savaş durumunda neler yaşanacağı ortaya çıktı. Bu alanda yeni yapılanmalar, ilaç şirketleri ve tıbbı malzeme üretimi ve dağıtılması alanında yeni önlemler belirmesi çok olası. Çok uçta bir örnek ama;  Romanya’da, istifa eden sağlık personeline önlem olarak  hastanelerin bazıları asker yönetimine verildi bile. 
  5. Seyahat içeren her türlü faaliyet; uçuşlar, uzun yol gemi gezileri, otel konaklamaları, dışarıda yemek, toplantılar, eğitimler vs. yeniden yapılanacak ve tüketici tepkilerine bağlı olarak farklı tedarik şekillleri gerekecek.
  6. İş hayatında uzun zamandır konuşulan dijital dönüşüm, evden çalışma konuları, artık konuşmanın ötesine geçti. Dönülmez akşamın ufkunda ilerlemeye devam ediyor. Bu saatten sonra ofisler ofis gibi olmayacak gibi. Paylaşılan ve kullanımı azalan ofisler, daha az ofis- ev arası seyahat gereği ortaya çıkabilir. Tabii bunun için yasal uygulamaların güncellenmesi kadar, yöneticilerin yüzlerini göremedikleri çalışanlarına güven duyabilme becerilerinin gelişmesi  gerekecek. Yanınızda durmayan kişinin performansını nasıl takip edeceğinizi biliyor ve kendinize ve personelinize güvenebiliyor musunuz ? Ekibe ve amaca bağlı tutabiliyor musunuz ? Yeni şeyler söyleme zamanı bir anda geliverdi işte.
  7. İnsan hareketi engellenemediği noktada, tüm gezegende kontrol edilecek. Bizi izlediği söylenen büyük ağabeyi o zaman daha yakından tanımaya başlayacağız. Buna yönelik tedbirler arttırılacaktır. Üretilecek kişisel datanın (kim nerede kiminle ne yiyor, ateşi kaça çıktı, doktora niye gitti, hangi ilaçları aldı vs.) güvenli saklanması ve ahlaki yönetimi yeni sorunları getirecek.
  8. Üretim maliyeti ucuz diyerek, global tedarik zincirleri ve dev tek merkezlerden üretim ve sevkiyata güvenmek riskli. Yerel üretim, yerel tüketicinin ulaşacağı yerde olmak ve dar bölgeleri besleyebilmek önemli. 
  9. Bilimin safsatayı kahvaltı niyetine yediği ispatlandı. Din adına safsata ticareti yapan ancak kendilerini doktorlara emanet edip, ölümden ölümüne korktukları belli olanlar hiçbir coğrafyada cevap için aranan merciler değil bugün. Maneviyat çok önemli olacak, ancak içinin nefsani  zaaflardan arınması için de bir pencere açıldı. Pencereden bakacak cesareti olanlar için.
  10. Okullar ve kitaplar şekil değiştirdi. Bedava kaynaklara erişim mümkün, eğitimde kalite standardı oturtmak mümkün, ortak bir yerde buluşmak daha mümkün. İçerik önemli ama niyet de iyi olursa, bu bir fırsat da olabilir. Çocuklarımıza kaliteli eğitim için dijital kaynaklara ulaşım kolaylığı gerekli.
  11. Bütün bunlar iyilik için de (gelişim ve  öğrenimde yüksek seviye, yerel sanayi ve kaynakların güçlendirilmesi, bilgi ve aklın ortak platformlarda paylaşılması ve üretilmesi ) kötülük içinde (tek tip insan yetiştirilmesi, içe kapanmak, otoriterliğin ve sır verip ser vermeme döneminin güçlenmesi) kullanılabilinir.
  12. Kimin iyi kimin kötü tarafta kalacağına ise en nihayetinde planet X  değil, dünya gezegeninde halen yaşayan insanlar karar verecek.

COVID19 bize taraf seçtirecek. Siz ne taraftasınız ? 

Nurhayat Ulucan

PPG EMEA Liderlik Gelişim Müdürü

Yorum yap