Headline Diversity Kurucusu Arzu Pınar Demirel, KPMG’nin, Gündem isimli dergisine yazdı. Cinsiyet eşitliği, eşitsizliklerin azaltılması, insana yakışır iş ve ekonomik büyüme gibi 17 küresel amacın, dünyanın en önemli sorunlarına çözüm için herkesi harekete geçmeyi çağırdığını belirten Arzu Pınar Demirel, çalışan gönüllüğünün öneminin altını çizdi.

Dolu dolu 136 sayfalık KMPG Gündem’in tamamını, ücretsiz olarak buradan veya Turkcell Dergilik , Türk Telekom e-dergi uygulamalarından da okuyabilirsiniz.

Arzu Pınar Demirel’in yazısı:

Dünyayı kim kurtaracak?

Amazon, Apple, Boeing gibi 181 dev şirketin CEO’su, 2019 yılında, yeni iş amaçlarının toplumu geliştirmek olduğunu belirten bir bildiri imzaladılar. Müşteri değeri yaratmaya, işgücünde çeşitliliği sağlamaya ve eşit ücret sunmaya, tedarikçilere etik davranmaya, çevreyi korumaya ve içinde bulundukları toplulukları geliştirmeye odaklanacaklarını belirttiler. Bu bildiri yeni bir iş anlayışının da habercisi oldu. Şirketler ihtiyaç duyulan mal ve hizmetleri sunarak, yeniliği teşvik ederek ve istihdam sağlayarak ekonomide hayati bir rol oynamaya devam ederken; etki alanlarını da genişletmeye başladılar.

Edelman 2020 Güven Barometresi sonuçlarına göre tüketicilerin yüzde 64’ü markaların toplumsal sorunlara çözüm sunması gerektiğini düşünüyor. ‘‘Cüzdanım, benim oyumdur.’’ diyorlar. Çalışanların yüzde 74’ü, Hükümetler’den değil, CEO’lardan toplumsal değişime öncülük etmelerini bekliyor. Artık amacı sadece kâr etmek olan şirketlerin en beğenilenler arasına girmesi, rekabette öne geçmesi, tüketicileriyle bağ kurması ve yetenekli çalışanları çekmesi zorlaşıyor. Şirketlerden dünyanın yeni süper kahramanları olmaları, çevresel, toplumsal ve ekonomik sorunları çözmeleri de bekleniyor.

Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma için küresel amaçları özel sektörün yeni rolü için çeşitli fırsatlar sunuyor. Dünya liderleri 2030 yılına kadar, aşırı yoksulluğu sona erdirmek, eşitsizlik ve adaletsizlik ile mücadele, iklim değişikliğini düzeltmek için, 17 küresel amaç üzerinde uzlaştı. Türkiye dahil Birleşmiş Milletler’e üye devletler, 2015 yılında küresel amaçların altına imza attı. Eğer şimdi harekete geçersek, 2030’a kadar dünyanın en büyük sorunlarını ortadan kaldırabilecek güce sahibiz. Ancak bu sorunlar, tek bir devletin, tek bir sektörün veya tek bir şirketin çözebileceğinden çok daha büyük. Ortak amaçlar için bir araya gelmeyi ve güçleri birleştirmeyi gerektiriyor. Kaynakların azaldığı ve dünyanın geleceğinin risk altında olduğu bir dönemden geçiyoruz. Gençler küresel iklim değişikliğine dikkat çekmek için eylemler düzenliyor, çalışanlar sosyal projelere gönüllü oluyor, CEO’lar ortak bildiri yayınlıyor, yatırımcılar kapsayıcılığa ve sosyal sorumluluğa dikkat ettiklerini açıklıyorlar. Dünyada gözle görülür bir değişim başlarken, bize iki seçenek sunuluyor: Değişimin aktif öncülerinden mi olacağız? Birilerinin çözüm üretmesini mi bekleyeceğiz?

Milyonlarca çalışan küresel amaçları desteklemek için harekete geçiyor

Küresel amaçlar dünyanın mevcut durumunun net bir fotoğrafını ve 2030’a kadar almamız gereken yolu gösteriyor. Şirketler için yeni iş alanları, yeni ürün ve hizmet geliştirme fırsatları ortaya çıkarıyor. Şirketler tedarik zincirlerini sosyal ve çevresel kalkınmayı düşünerek yönettiklerinde operasyonel maliyetleri azalıyor ve verimlilikleri artıyor. Ayrıca küresel amaçlar yenilikçi bir yaklaşımla, çalışan motivasyonu, bağlılık ve performansın yükselmesinde de etkili. Çünkü çalışanlar da önemsedikleri alanlarda değer yaratmayı, faydalı olmayı ve hayatlarının anlamlı olmasını istiyorlar. Sosyal sorumluluk projelerine katılmak ve gönüllülük bu değişim rüzgarında seyirci değil, aktif birer oyuncu olmalarına olanak tanıyor. Kendileri kadar şanslı olmayan insanların hayatlarına dokunmak, kapsayıcı bir bakış açısı ve vizyonu, ‘‘iyi’’ bir iş yapmanın verdiği mutluluk ve tatmin hissini de beraberinde getiriyor. Şirketlerin sürdürülebilirlik ve kurumsal gönüllülük programlarını hayata geçirmesi, çalışanlarının da aktif olarak katılımını sağlaması, çalışan motivasyonunu ve bağlılığını artırma ve onları sorumlu liderler olarak geliştirme imkanını da sunuyor. Bu programların küresel amaçlara entegrasyonu ise, yaratılan sosyal etkinin dünya çapında ölçümlenmesini sağlıyor.

KPMG’nin destekleyici ortağı olduğu IMPACT2030 şirketlerin değişen dünyamızın ihtiyaçlarında önemli bir rolü olduğuna inanılarak, 17. küresel amaç olan ‘‘Hedefler İçin Ortaklıklar’’dan yola çıkarak kuruldu. IMPACT2030’un misyonu, şirketlerin en değerli kaynağı olan çalışanlarını dünyaya iyilik ve küresel amaçları desteklemek için harekete geçirmek. IMPACT2030’a ortak olan 60’ın üzerinde kurumun, dünya çapında milyonlarca çalışanı kadınları güçlendirmekten, eşitsizliklerin azaltılmasına; gençlere teknoloji eğitimlerinden, çevresel bilinci yükseltmeye çeşitli programlarla,  daha iyi bir gelecek için gönüllü oluyorlar. Bilgi ve deneyimlerini kullanabilecekleri alanlardaki küresel amaçlara odaklanarak;  çözüm beklemek yerine, harekete geçiyorlar. Sektörler arası ortaklıklarla, etki alanlarını büyütüyorlar.

Eğer şirketler ortak amaçlar için güçlerini birleştirir ve çalışanlarının deneyimlerini, becerilerini ve yaratıcılıklarını dünyanın iyiliği için kullanırlarsa, bugün çok büyük ve çözülemeyecek gibi görünen sorunların üstesinden gelebilir ve dünyayı değiştirebilirler. Değişime öncülük edebilir ve bu hareketin bir parçası olmak için insanlara ilham verebilirler. Bu dünya bizim ve onu geliştirecek olan bizleriz.

Arzu Pınar Demirel

Headline Diversity Kurucusu
IMPACT2030 Bölgesel Sesi

Yorum yap