İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ DESTEKLEYEN KURULUŞLAR

#İSTANBULSÖZLEŞMESİYAŞATIR

Kadınları şiddete karşı korumayı amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’nin, aile yapısını bozduğu gibi gerekçeler gösterilerek, bazı muhafazakar çevreler tarafından iptali isteniyor. Tartışmalar sürerken İstanbul Sözleşmesi’ni savunan kadın derneklerine iş dünyası da katıldı.

Koç Grubu, Sabancı Vakfı, Eczacıbaşı Topluluğu, Borusan, Yaşar Holding, MV Holding, SBK Holding,  Gedik Holding, Ekol Lojistik, Boyner Grubu, Penti, Koton, Zorlu Grubu, Gama Holding, Doğan Holding, Tekfen, GittiGidiyor, Biesse, Yeşim Tekstil, İpragaz, Anel Grup, Oxxo, Eker ve Yataş İstanbul Sözleşmesi’nin tarafı olduklarını kamuoyuna duyurdular. İstanbul Sözleşmesi’nin kadına karşı şiddetle mücadele konusundaki kararlılığın göstergesi olduğuna dikkat çektiler.

 

Birleşmiş Milletler Türkiye Ülke ekibi yayınladığı açıklamada; ”Kadınlara ve kız çocuklarına karşı şiddet tüm toplumlarda bir hastalık ve sıklıkla sessiz bir kriz olarak devam etmektedir. Ancak bu durum önlenebilir. İstanbul Sözleşmesinin sürekli, tam ve etkin bir şekilde uygulanması için olan çağrımızı yineliyoruz.” dedi.

İş dünyasının önde gelen dernekleri TÜSİAD, TÜRKKONFED, PERYÖN İnsan Yönetimi Derneği, GYİAD Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği’de İstanbul Sözleşmesi’ni destekliyor.

Sümmeyye Erdoğan’ın yönetiminde bulunduğu Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM de İstanbul Sözleşmesi’ni savunuyor.

Headline Diversity olarak her türlü ayrımcılığın, kadına ve insana yönelik şiddetin karşısındayız. İstanbul Sözleşmesi’nin maddelerinin uygulanmasının ülkemizde her yıl artan kadın cinayetlerine karşı önemli ve etkili bir adım olacağını düşünüyoruz.

İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili doğru-yanlış pek çok sav öne sürülmekte, odak konumuz kadına yönelik şiddetin azaltılması olacağı yerde, dikkat başka yönlere çekilmektedir.

Sizleri İstanbul Sözleşmesi’ni okumaya davet ediyor ve kararınızı bilginin ışığıyla, sağduyu ve vicdanla vermenizi diliyoruz.

İstanbul Sözleşmesi’nin tam metni

Teyit: İstanbul Sözleşmesi hakkındaki efsaneler ve gerçekler

İstanbul Sözleşmesi nedir?

İstanbul Sözleşmesi, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve ev içi şiddet konusunda bağlayıcılığa sahip ilk uluslararası sözleşmedir. Sözleşme 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açıldığı için ‘İstanbul Sözleşmesi’ ismiyle anılıyor. Sözleşme 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye sözleşmeyi ilk imzalayan ülke olmuştur. Bugüne kadar Türkiye dahil Avrupa Konseyi üyesi 20 ülke tarafından onaylanmıştır.

Sözleşme’nin dört temel ilkesi  kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesini, şiddet mağdurlarının korunmasını, suçların kovuşturulmasını, suçluların cezalandırılmasını ve kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesini içeriyor.

Anayasa m.90/5 uyarınca, İstanbul Sözleşmesi kanun hükmündedir. Taraf devletlerin Sözleşme’nin hükümlerini etkili bir biçimde uygulamalarını sağlamak amacıyla Sözleşme’de spesifik bir izleme mekanizması oluşturulmuştur.

İstanbul Sözleşmesi’ne hangi gerekçelerle karşı çıkılıyor?

  • Sözleşmenin toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığa karşı olmasından yola çıkarak; sözleşmenin “eşcinselliği ve transseksüelliği desteklemeye”  yönelik bir proje olduğunu iddia ediyor.
  • Aile kurumunu yıkıcı olduğu ve boşanmaları artırdığı öne sürülüyor.
  • ”Sözleşme kadını maskülen, erkeği feminen yapıyor, toplumu çökertiyor” deniyor.
  • Geleneksel değerlere uymadığı belirtiliyor. Dini hassasiyetlerin hedef alındığı belirtiliyor.

Sözleşmede şu madde yer alıyor: ”Taraflar kültür, töre, din, gelenek veya sözde “namus” gibi kavramların bu Sözleşme kapsamındaki herhangi bir şiddet eylemine gerekçe olarak kullanılmamasını temin edeceklerdir.”

  • Sözleşmede şiddet kapsamına psikolojik ve ekonomik şiddet de giriyor. Şiddetin tanımıyla birlikte kadına yönelik yapılabilecek her hareketin şiddet sayılabileceği ve erkeğin elini kolunu bağladığı iddia ediliyor.

 

İstanbul Sözleşmesi’ni savunanlar bu gerekçelerle ilgili ne diyor?

  • AKP’li kadın milletvekilleri İstanbul Sözleşmesi’nden geri adıma karşı.  AKP Milletvekilleri,  iktidarları döneminde, kadın hakları konusunda yapılan önemli düzenlemeler olduğunu ve bunlardan geri adım atılmaması gerektiğini ve Sözleşmenin kadınları koruduğunu belirtiyor. Milletvekilleri sözleşmenin ve yasanın getirdiği özgürlüğün “boşanmaları artırdığı, evlilik oranlarının düşmesine neden olduğu” iddialarının doğru olmadığını belirtirken, özellikle kadına yönelik şiddetin önlenmesine katkılarına ilişkin bilimsel ve istatistiksel bilgileri grup içi toplantılarında paylaşıyorlar.

 

  • Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü: ‘‘İstanbul Sözleşmesi’ni savunanlar, sözleşmenin zorla evlilikleri ve arabuluculuğu engellemesi, tecavüz ve cinsel şiddet eylemlerinin yasaklanmasının devletin görevi olması, hayati tehlike içinde olan kişi için koruma tedbirlerinin alınması gerektiğini içerdiğini ve bu maddelerin tarikat ve cemaatlerin elini ayağını bağladığını” belirtiyor.

 

Türkiye’deki 300 kadın kuruluşu da  kararlılıkla her gün ”İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” diyor. Asıl konumuz, asıl odağımız kadınların yaşam hakkı olmalıdır. İstanbul Sözleşmesi bu hakkı korur.

Not:

  • Bu yazı şirketlerin açıklamalarıyla güncellenecektir. Eklenmesini önerdiklerinizi onceinsan@headline.ist adresine yazmanızı rica ederiz. Teşekkürler.

Güncelleme tarihi: 28 Temmuz 2020

Yorum yap