EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET

Bir iş yerinde eşit işe eşit ücret verilmiyorsa, eşitliğin gözetildiği ve kadınların desteklendiği söylenemez. Bu konuda sadece maaşların ayarlanmasıyla değil, işe alımdan terfilere, önyargıların kararları etkilememesini sağlayacak, sistemli bir çalışmayla yol alınabilir.

Dünya Ekonomi Forumu’nun hazırladığı Küresel Cinsiyet Eşitsizliği 2021 raporuna göre eşitliğe ulaşılması için öngörülen süre 136 yıl. Ekonomik eşitliğe ise 236 yıl var. Hesaplamalar önümüze iç açıcı bir tablo sermezken; tüm gidişatı tersine çevirmek ise hala bizim elimize. Ve işe ”eşit işe eşit ücretten” başlayabiliriz. Eşit işe eşit ücret, erkek ve kadın çalışanların eşit iş veya eşit değerde çalışma karşılığında aynı ücreti alması anlamına gelir.

Herhangi bir adaletsizlik veya algılanan adaletsizlik, işyerinde verimliliği, çalışan katılımı ve motivasyonunu, yeteneğe erişimi ve elde tutmayı olumsuz etkileyebilir. Bu yüzden  kapsamlı bir ücret eşitliği denetimi ve eşit işe eşit ücret için eylem planı yapmak önemlidir. Plana sadece maaş değil, yan haklar da dahildir.

Ücret farklılıklarını etkileyen çeşitli faktörler olmakla birlikte, en önde geleni  önyargılardır. Kadınlara yönelik önyargılar işe alımdan, performans ve terfilere verilen her kararı etkileyebilir. Ancak sistem doğru kurulur, denetimi sağlanır ve çalışanlara önyargılar eğitimleri verilirse, eşitlik yolunda emin adımlarla ilerlemek de mümkün olacaktır.

Ayrıca kadınların erkekler kadar ücret pazarlığı yapmadığı bilinmektedir. Eşitliği ve adaleti gözetmenin, adaylara saygı göstermenin şirketlere geri dönüşünün daha faydalı olacağı unutulmamalıdır. Ekiplerinde çeşitliliği sağlayan, kadınların kariyer gelişimlerini destekleyen şirketlerin de performansın daha yüksek olduğunu kanıtlayan pek araştırma mevcut.

Kadın çalışanlara düşük ücret veren Google 2.5 milyar dolar tazminat ödeyecek

Eşit işe eşit ücret, kanunlarla da desteklenmektedir ve gerçekleştirmeyen şirketler yüklü cezalarla karşılaşabilir. Nitekim ABD’li teknoloji şirketi Google, Çalışma Bakanlığı’nın, kadın çalışanlarına ve şirkete iş başvurusunda bulunan kadın ve Asyalı adaylara ayrımcılık uyguladığı gerekçesiyle açtığı davada, toplam 2 milyar 580 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etti.

Türkiye’de de kanunlar eşitlikten yanadır. Yürürlükteki 22 Mayıs 2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Eşit Davranma İlkesi” başlıklı 5. maddesinin 4. fıkrasında “Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz” hükmü bulunmaktadır.

Türkiye’deki ücret farkı

ILO Türkiye ve TÜİK’in ortaklığında gerçekleştirilen, ”Türkiye cinsiyete dayalı ücret farkı” çalışmasına göre;

  • Türkiye’de kadınlar erkeklerden yüzde 15,6 daha düşük ücret alıyor.
  • Ücret farkı, 40’lı yaşlarda yüzde 25,9’a kadar yükseliyor.
  • Anne olan kadınlar, olmayan kadınlara göre yüzde 11 daha düşük ücret alıyor. Anne olan kadınların, baba olan erkeklere göre cinsiyete göre ücret farkı yüzde 19. Ayrıca baba olan erkekler ise baba olmayan erkeklerden daha yüksek ücret alıyor.
  • Kayıtdışılık, yaş grupları, eğitim durumu faktörlerinin sınıflanıp, her bir faktörün toplam içindeki ağırlığının baz alındığı “faktör ağırlıklı cinsiyete dayalı ücret farkı” hesaplandığında ise kadınlar ve erkekler arasındaki ücret farkı yüzde 21,1’i buluyor.

Dünyada durum nasıl?

Dünya genelinde ortalama fark yüzde 20. Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği ülkelerinde fark ise yüzde 14,1. OECD ülkelerindeki fark ise %15. Cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği farkının kapanması sonucu OECD ülkelerindeki çalışan kadınların gelirlerine yapacağı katkı 2 trilyon dolar olarak hesaplandı.

Eşitlik için atmamız gereken en önemli adım; karar vermek. Evet, eşitlikten yanaysak o zaman gözle görülür bu adaletsizliğin üzerine gitmeliyiz. Cevap hayır ise, sonuçlarıyla yüzleşmeye hazır olmalıyız.

Leave a comment