Hayallerimi kaybettim. Hükümsüzdür.

Arzu Pınar Demirel
Headline Diversity Kurucusu

Türkiye’de kız çocuklarının yüzde 45’i isteseler bile bilim insanı olamayacağına inanıyor. Türkiye Hayal haritasına göre kadınlar umudu evlenmekte arıyor.

 

INTEL ve FutureBright Türkiye’nin hayal haritasını çıkardı. 10 şehirden yaklaşık 2 bin kişi ile görüşülen araştırmada çıkan sonuç ise düşündürücü. Türkiye’nin Hayal Haritası’na göre, insanların  yüzde 49’u çocukken hayal kurmaya başlıyor ki bu hepimizin beklediği bir sonuç. Ancak kurulan hayaller yaş ilerledikçe ciddi bir düşüş gösteriyor. 8-55 yaş arası katılımcıların cevaplarına göre hayal kurma oranı yetişkinlerde sadece yüzde 14. En büyük hayal ise erkeklerde meslek sahibi olmak, kadınlarda ise evlenmek.Her 10 kişiden 8’i toplum yapısının, yaşanılan yerin olanaklarının ve ailenin hayalleri gerçekleştirmek konusunda etkili olduğunu düşünüyor. Bir nevi İbn Haldun’un ”coğrafya kaderdir” sözüne inanıyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe, hayallerin planlara ve hedeflere dönüşme olasılığının arttığı görülüyor.

Eğitim alma fırsatına sahip olanlar da, geleceklerini tasarlarken eşitsizliklerle karşı karşıya. Özellikle de genç kızlar. Uçan Süpürge Vakfı’nın Türkiye’de STEM Alanındaki Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri Araştırma ve İzleme Raporu’na göre ise genç kızların yüzde 45’i isteseler bile bilim insanı olamayacağına inanıyor.  20 ilde, 2018-2019 eğitim döneminde yapılan saha çalışmasının sonuçları kalıp önyargıların etkilerini ve STEM’in (bilim, teknik, mühendislik, matematik) erkeklere uygun bir iş olarak algılandığını gösteriyor. Kızlar kendilerini yetersiz görüyor, STEM alanlarının kendilerine dayatılan toplumsal cinsiyet rollerine uygun olmadığını ve önlerinin kapalı olacağını düşünüyor. Gerçeğe değil, önyargılara dayanan kodlar hayallerin önüne geçerek, potansiyellerini gerçekleştirmelerini engelliyor. Sonuç yitip giden hayaller, kayıp bir gelecek, geride kalan bir toplum oluyor.

Bugün, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü. 2012 yılından bu yana, kız çocuklarının cinsiyetlerinden ötürü maruz kaldığı eşitsizlik konusundaki farkındalığın artırılması amacıyla kutlanıyor. Yetersiz eğitim fırsatları, ayrımcılık, yasal haklar, şiddet ve zorla evlilik konuları Dünya Kız Çocukları Günü kapsamında gündeme taşınıyor. Her yıl odak bir konu da seçiliyor ve bu yılın teması ”Dijital Nesil. Bizim Neslimiz”. Dijital okuryazarlıkta toplumsal cinsiyet eşitliği aynı zamanda ekonomik büyüme için de ulusal avantaj. Yine de şu anda  UNICEF verilerine göre;

  • Pandemi uzaktan öğrenme ve bağlantı kurma için dijital platformları hızlandırırken, 25 yaşın altındaki yaklaşık 2,2 milyar insanın evinde internet erişimi yok. Kızların internetten kesilmesi daha fazla.
  • Küresel internet kullanıcıları arasındaki cinsiyet farkı 2013’te yüzde 11’den 2019’da yüzde 17’ye yükseldi. Dünyanın en az gelişmiş ülkelerinde bu oran yüzde 43 civarında.
  • Küresel olarak, STEM alanındaki kadın mezunların oranı yüzde 15’in altındadır.(Dünyanın üçte ikisinde fazla sayıda ülkede.)
  • Orta ve yüksek gelirli ülkelerde, en iyi performans gösteren kızların yalnızca yüzde 14’ünün STEM’de çalışması bekleniyor. Bu oran erkeklerde yüzde 26.

“Hayal gücü rakip tanımaz bir keşfetme yetisidir. Etrafımızdaki görünmeyen dünyalara, bilim dünyasına nüfuz eder.”

Ada Lovelace

Yarın 12 Ekim, her ayın ikinci Salısına denk gelen gün olduğu için Ada Lovelace Günü olarak kutlanacak. Ada Lovelace dünyanın ilk bilgisayar programcısı olarak kabul ediliyor. 19. yüzyılın İngiltere’sinde bir kadının daha ortada bilgisayar dahi yokken bunu başarması dikkat çekiyor. Matematikteki başarılarından ötürü ”Sayıların Büyücüsü” lakabı takılan Ada Lovelace’ın geliştirdiği metot dünyanın ilk bilgisayar programı olarak kabul edildi. ABD Savunma Bakanlığı için üretilmiş bir bilgisayar dili olan Ada da, onun adından geliyor. Merak etmeden geçemiyorum: Ada Lovelace, 3 çocuk annesi bir Kontes,  hayallerini nasıl canlı tutabildi? Kadınların ikinci sınıf olarak görüldüğü bir çağda, kendine olan inancını koruyabildi? Daha fazla sayıda kadının da bunu başarabilmesi için neler yapabiliriz diye düşünürken, BBC’de hakkında yayınlanan ”Ada’yı Hesaplamak: Bilgisayarın Kontesi” isimli belgeseli gördüm. Küçük yaşlarından itibaren Matematik eğitimi almaya başlamış. Tutkusunu bulduğunu ve dehasını geliştirdiğini gösteriyordu belgesel. Bu desen başka dahilerde de karşımıza çıkıyor. Eğitim alamayacak kadar fakir olanların da kendi kendilerine okuma yazma öğrendiğini, gelişmek için çok çaba harcadığı kitaplarda yazıyor. Eğitim, eğitim, eğitim. Eğitimi yaygınlaştırmalı, ezberden kurtararak, düşünmeyi öğretmeyi ve çocuklara deneyim ortamı sağlamalıyız ki, yeteneklerini bulsunlar. Diğer türlü bugünkü eşitsizlikleri sürdürür ve eyleme geçmezsek daha çok insan bir zamanlar çocukken kurduğu hayalleri unutacak, ya cesaret edemeyecek ya da güvence uğruna risk almayacak, sonuçta kendini gerçekleştiremeyecek. Kaybolan hayaller, kaybolan bir gelecek demek. Şimdi yeniden düşleme zamanı. Ben eşit bir gelecek düşlüyorum. Ya siz?

Arzu Pınar Demirel

Headline Diversity Kurucusu

Kaynaklar

TÜRKİYE'DE TEK

2013 yılında kurulan Headline Diversity, Türkiye'deki ilk ve tek Çeşitlilik&Kapsayıcılık danışmanlığıdır.
Dünyanın gündemindeki bu konu hakkında sizin için yapabileceklerimizle ilgili görüşelim.

İletişim