Kadın Hareketini Destekleyen 10 Film

Eşitlik yolunda ilham veren film, belgesel ve diziler…

 

BU HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİYOR

Kadınların görülmediği, sesinin duyulmadığı, aşağılandığı filmler toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yaygınlaştırıyor. Hollywood’un tanınmış oyuncuları ve yönetmenleri ile yapılan röportajlara yer verilen belgeselde, beyaz perdede kadınların nasıl yansıtıldığı gözler önüne seriliyor. Geena Davis, Meryl Streep, Rashida Jones, Reese Witherspoon, Sandra Oh, Jessica Chastain gibi isimler söz alıyor.

DİREN

Yirminci yüzyıl başlarında, seçme ve seçilme hakkı alabilmek için örgütlenen İngiltereli kadınların mücadelesini anlatan film, dönemin eşitsizliklerini sarsıcı bir şekilde ekrana taşıyor.  Çocukluk yıllarından beri çamaşırcı olarak çalışan Maud Watts, kadınların oy hakkıyla ilgili mücadele eden süfrajetlere katılır. “Köle olmaktansa isyankâr olmayı yeğlerim” diyen kadınların başlattığı Londra tarihinin ilk feminist hareketi büyük ses getirir.

EZELİ REKABET

1973 yılında oynanan dünyanın bir numarası Billie Jean King ile eski şampiyon Bobby Riggs arasındaki tenis maçı tarihe “The Battle of the Sexes” olarak geçti. Tenise ilgi çekmek ve para kazanmak için -medyanın da desteğiyle- kadın tenisçilere meydan okudu Riggs. ”Neden yenerim, biliyor musunuz? Çünkü o bir kadın ve duygusal olarak dengesiz!” diyordu. Tüm zamanların en çok izlenen spor karşılaşması  Riggs’in 3-0 yenilmesiyle sonuçlandı.

FEMİNİSTLER:ONLAR NE DÜŞÜNÜYORDU?

Fotoğrafçı Cynthia Macadams, 1970’lerde, Amerika’da feminist ikinci dalga hareketinin peşinden gitmiş kadınların kendilerini en özgür hissettikleri anı kaydediyor. 40 yıl sonra ise fotoğraflarını çektiği bazı kadınlarla buluşuyor. Netflix’de yayınlanan belgeselde, Jane Fonda, Lily Tomlin, Michelle Phillips gibi isimlerle söyleşiler yer alıyor.

GİZLİ SAYILAR

Film, 1960’lı yılların ilk yarısında NASA’da görev yapan üç siyah Amerikalı kadın matematikçinin gerçek hayat hikayesine odaklanıyor. Irk ayrımcılığının yoğun yaşandığı bir dönemde NASA’da çalışma fırsatı bulan Katherine, Mary ve Dorothy 3 dahi kadındır. Herkesten çok çalışmalarına rağmen karşılaştıkları eşitsizlikler, birbirlerine olan destekleri, ABD ve Sovyetler Birliği arsındaki uzay yarışının yoğun yaşandığı günlerdeki katkıları filmde.

KADIN

50 farklı ülkeden 2000 kadına ses veren bu yapım farklı kültürlerde yaşayan kadınların yaşamına göz atıyor. “Erkeklerin kadınların hayatlarını keşfetmesini, kadınların ise bu filmi bir kutlama gibi görmelerini istiyorum,” diyen filmin yönetmenlerinden Anastasia Mikova şöyle ekliyor: “Söyleşi yaptığım kadınların çoğu bana ‘Neden ben?’ diye sordu, ‘Git arkadaşıma ya da komşuma sor’ dedi. Umarım hepsi paylaşacak bir hikayesi olduğunun farkına varır”.

KADININ FENDİ

İngiltere’nin Dagenham kentindeki Ford fabrikasında 1968 yılında çalışan kadın işçiler,  sendikanın aynı düzeyde iş yapan erkekleri yarı vasıflı C sınıfına yerleştirirken, kadınları B sınıfı vasıfsız işçi sınıfına koymasını ve daha az maaş vermesini protesto etti.  Dagenham grevi, İstihdamdan Sorumlu Devlet Bakanı Barbara Castle’ın kadınlarla görüşmesi ve onları işe geri döndürmek için davalarını üstlenmesiyle sona erdi ve Birleşik Krallık’ta eşit işe eşit ücret yasasına giden yolu açtı.

MAID

Netflix’in mini dizisi Maid kendisi ve 3 yaşındaki çocuğu için daha iyi bir hayat kurmaya çalışan bir kadının hikayesini işliyor. Psikolojik şiddete dikkat çeken dizi, genç bir kadının yoksulluk ve istismarla dolu bir dünyada her şeye rağmen kendi değerini yeniden tanımladığı bir hayatta kalma öyküsü. Çeşitli eleştirmenler tarafından ”kusursuz” bulunan dizi, bir kadının tüm zorluklara rağmen kimseye dayanmadan kendi hayatını kurmasını gösteriyor.

MRS AMERICA

Netflix’de yayınlanan dizi Mrs. America, feminizmin yükselişini ve ABD’deki eşit haklar yasasının hazırlanışına giden süreci anlatıyor. Muhafazakarlığı savunan  Phyllis Schlafly, ünlü gazeteci Gloria Steinem ve dönemin etkili feministlerinin hikayelerine de dokunarak, ABD’deki kadın hareketinin, siyaset ve kültür dünyasını nasıl değiştirdiğini gösteriyor.

UYUMSUZ

Gerçek bir hikayeden kurgulanmış olan filmde Sally Alexander, kadın özgürlüğü hareketi savunucusu bir grup ile tanışır. Çeşitli eylemler düzenleyen bu hareketin sıradaki hedefi 1970’te Londra’da düzenlenen Dünya Güzellik Yarışması’dır. Yarışmanın kadınları aşağılamaktan başka bir şey olmadığını düşünen bu kadınlar,  özgürlükleri için her şeyi göze almışlardır… Ve harekete geçerler!