Şirketler eşitlik için harekete geçti

Şirketler Eşitlik İçin Harekete Geçti

Arzu Pınar Demirel

McKinsey’in raporuna göre kadınların iş gücüne katılımının artması ile 2025’te küresel ekonomide 12 trilyon dolar seviyesinde bir büyüme gerçekleştirilebilir. Şirketler kadın adayları sektörlerine kazandıracak programlar yürütebilir, Çeşitlilik ve Kapsayıcılığa stratejik yaklaşabilirler.

Türkiye’de artan kadın cinayetlerine tepki gösteren kadınların katıldığı #challengeaccepted kampanyası kısa sürede yayıldı. Fotoğraflarını, öldürülen kadın haberlerindeki gibi siyah-beyaz paylaşan kadınların verdiği mesaj çarpıcıydı: Bu bir gün, hepimizin başına gelebilir. Sessiz kalmamalı ve birbirimizi desteklemeliyiz!

Türkiye’de, 2019 yılında, 474 kadın öldürüldü. Aile içi şiddet gören kadınların oranı ise yüzde kırk olarak kayıtlara geçti. Durum böyleyken kadınları şiddete karşı korumayı amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’nin iptali gündeme taşındı. Tartışmalar sürerken ülkenin lider şirketleri ard arda İstanbul Sözleşmesi’nin kadına karşı şiddetle mücadele konusundaki kararlılığın göstergesi olduğuna dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özel sektörün desteği önemliydi. Çünkü şiddet, taciz ve eşitsizlik güçleri birleştirmeden üstesinden gelinebilecek sorunlar değiller. Özel sektör, kamu, akademi ve sivil toplumun eşitlik için bir araya gelmesi hem insani değerler, hem de refah ve gelişmişlik seviyemizi yükseltmek istiyorsak elzem bir durum. Tek kanadı kopmuş bir kuşun uçamayacağı gibi, halkın yarısını oluşturan kadınlar acı içindeyken hiç bir toplum ilerleyemez.
Toplumun tepki gösterdiği bu sorunla ilgili çözümün bir parçası olmak şirketlere de değer katar. Müşterilerinin beğeni ve saygısını kazanırlar. İşveren markaları güçlenir ve kadın yetenekler tarafından tercih edilirler. Dolayısıyla bu sadece sosyal sorumlulukla ilgili bir konu değil, aslında bir iş stratejisi.

Şirketler toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınları güçlendirmek için neler yapabilir?

1- Kadınları iş gücüne kazandırmak
McKinsey’in raporuna göre kadınların iş gücüne katılımının artması ile 2025’te küresel ekonomide 12 trilyon dolar seviyesinde bir büyüme gerçekleştirilebilir. Şirketler kadın adayları sektörlerine kazandıracak programlar yürütebilir ve çalışan sayısında cinsiyet dengesini gözetebilirler.
2- Çeşitlilik ve Kapsayıcılık stratejisi
Cinsiyet fark etmeksizin tüm çalışanlara eşit fırsatlar sunuluyor mu? Kurum kültürü eşitliği ne kadar destekliyor? Mevcut durum araştırması, eşitlik programlarını da kapsayan Çeşitlilik ve Kapsayıcılık stratejisiyle yola çıkmak fark yaratacaktır.
3- İnsan Kaynakları politikaları
İnsan Kaynakları’nın şiddet ve tacizden eşit işe-eşit maaşa kadar çeşitli konularda politikalar geliştirmesi etkili adımlardır. İletişimde cinsiyetçi kalıplar varsa, Kurumsal İletişim ve Pazarlama Bölümleri’nin işbirliğiyle dönüştürülmelidir.
4- Çalışanlar, bayiler ve tedarik zincirine eğitim
Önyargılar ve eşitlik eğitimleri farkındalığı artıracaktır. Bu konu oryantasyon programına dahil edilebilir. Kadın çalışanların yönetim kademelerine hazırlanması eğitim ve mentorlukla desteklenebilir.
5- Sosyal sorumluluk ve çalışan gönüllülüğü
Şirketler kadınları güçlendiren sosyal sorumluluk projeleri yürütebilirler. Özel sektörün en değerli kaynağı olan çalışanlarını gönüllü projelerle harekete geçirmeleri de etkiyi büyütecektir. IMPACT2030 Türkiye Etki Konseyi gibi platformlara ya da İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı gibi projelere katılabilirler.

Yukarıdakilerden hiçbirini yapmayan şirketlere iyi bir kurumsal vatandaş olmalarını ve kanunlara uymalarını hatırlatabiliriz. İş yerinde cinsiyet eşitliğini sağlamanın sadece etik, ekonomik ve sosyal bir boyutu yoktur. Bu aynı zamanda şirketlerin hukuki yükümlülüğüdür.
Arzu Pınar Demirel
Headline Diversity Kurucusu

PERYÖN’ün Popüler Yönetim Dergisi’nde Eylül 2020’de yayınlandı.